Yazılar

Seyir defteri

Derin konular, sade dil. Ve her yazının bir yerinde, o konuyu tatlıya bağlayan bir karikatür. İstersen sadece onlara bak.

Beşinci yazı

Kırk Yıldır Gitmediğim Yer

Kırk yıldır McDonald’s’a gitmiyorum ve bunu hep büyük bir sebebe bağladım. Ritzer’in McDonaldlaşması, adı satın alınan iki kardeş, Çankaya’da pahalı bir hamburger — ve bir boykotun sorguya çekilişi. Altından çıkan şey beklediğim gibi değildi.

Oku →
Dördüncü yazı

Adı Çalınan Adam

Epikuros’un adı bugün bir lokanta tabelası; kendisi arpa ekmeğiyle yaşadı. “Haz” kelimesi iki bin yılda nasıl el değiştirdi, Stoacılarla kavgası neydi — ve tek kıyafetiyle yaşayan bir dost bana bütün bunları tek bir cümleyle nasıl anlattı?

Oku →
Üçüncü yazı

Her Şey Bir Tabak Makarnayla Başladı

Sakin yaşam aslında nereden çıktı? Bir felsefeyle değil; 1986 Roma'da bir McDonald's'a kızan Carlo Petrini'nin bir tabak makarnasıyla. Slow Food'un doğuşu, Cittaslow ve o meşhur salyangozun hikâyesi — hep bir sohbetten doğdu.

Oku →
İkinci yazı

İlk Durak: Stoacılar

Sakin yaşamı araştırırken karşıma ilk çıkan grup Stoacılar oldu. Kimler bunlar, ne savunuyorlar, hangi somut örneklerle — onlara ne itirazlar var, ve benim öngörüm ne?

Oku →
İlk yazı

Saniyede Milyar İşlem Yapan Bir Dünyada Nefes Almayı Hatırlamak

Hayatını teknolojiden kazanan biri, yapay zekânın hızına yetişemediğini fark ederse ne olur? Fiber optik kablolarla koşu yarışına girmiş bir dinozorun itirafları — ve makinenin fişini çekmenin sanatı.

Oku →
Stresli, koşuşturan bir kaplumbağa; karşısında yoga pozunda, kafası dank etmiş huzurlu bir çita.
Roller değişebiliyor: bazen en hızlı olanımız en sakinimiz oluveriyor.

Defter yavaş yavaş doluyor. Acelemiz yok, biliyorsun.